Sokmadılar onu Mekke'ye...Döndü yürüyerek mübarek kadın tekrar Medine'ye...İki üç gün yürüdü. Aç, susuz...Kuvvet kalmamıştı, bacaklarında...Çöktü orada bir öğle sıcağında, kumlar üzerine...Dudakları çatlamıştı... Susuzluktan.
Döndü, yalvardı içinden Rabbine şöylece:
Ya İlâhî, bu dudaklar senin Habib'inin elinden su içmişti. Kurutma bunları da hem senin İsm-i Celil'ini son defa haykırayım, hem de selâm götüreyim Medine'deki Habib'ine...
Kumdan birden bire, çıktı iki el, billur bir kâse içinde buz gibi su ile...İçti bunu kanarak.Kuvveti geldi. Yürüdü, Medine'ye vardı. Hazret-i Ümmü Eymen...
Anamdan sonra ikinci anamdır, dediği Resûl-i Ekrem'in...
Bu hadiseye olur olmaz mı diye kafa yorma...İnanan, Allah kudreti bu, der geçer, yormaz kendini...İnanmayana söylüyoruz: Onbeş bin defa hayal olsun... Kabul… Bu hadiseden sonra, Hazret-i Ümmü Eymen sekiz sene daha yaşamıştır.Susamamıştır, bu seneler zarfında...Halbuki susuz insan âzamî beş günden fazla yaşayamaz...İnanma kudretine bakın... Hayal diyene söylüyoruz...İnanmayan, manda gibi su içse bu olmaz...Ne kanar, ne de susuzluğu gider...Bu su, Cennet suyundandı...İçen bir daha başka ne arar...
Biz bu kitapta: Coşkun gönülleri olan, secdeye başını koyan,kalbindeki çarpan Allah lâfzını sezenlere, Resul için canını ortaya koyanlara, İslâm olanlara söylüyoruz. İnanmayana, kendi kendini unutup insanlık kıymetini kaybedip ben bilirim, âlimim, ben mürşidim, ben şuyum, ben buyum diye gaflet ve dalalette olanlara söylemiyoruz.
(*)Yukarıdaki yazı Münir Derman'ın SU-1 İsimli Kitabının
"KİMSECİKLERE LÜTFEN EMİR SÖZCÜKLERİ VE CÜMLELERİ İLE HİTAP ETMEYİNİZ..EDEP YA HUU.