Dua Dostlugu. . .

Dua Dostluğu Efendimize (S.A.V) İthafen

Kayıt ol veya giriş yap - yoksa parolan mı kayıp?

Dua Dostlugu. . . » HAYATA DAİR

İHLAS VE NİYET......(Kadir)

(6 ileti) (6 izleyen)
  • Kadir Baba tarafından 9 ay önce başlatıldı
  • Nur tarafından son yazılan cevap
  • Related Topics:
    1. İHLAS SURESİ
    2. NEFS ve İHLAS
    3. ....İHLAS SURESİ'NİN ÖNEMİ....
    4. dilek ve isteklerin kabulü için 33 ya latif-3ihlası şerif-1 fatiha okuyalım
    5. 10000 İHLAS OKUMAYA ÇALIŞIYORUZ NE OLUR SİZDE YARDIM EDİN

Etiketler:

  • İHLAS
  1. Kadir Baba
    EDEP YA HUU.

    Ana Başlıklar: Riyaz'üs SalihinMÜSLÜMANIN HAYAT ÖLÇÜLERİ BÖLÜMÜ[1]

    (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs)

    Bu bölümdeki üç ayet ve oniki hadîs-i şerîften; dinin sadece Allah’a has kılınması, boş ve anlamsız şeylerden Allah’a yönelinmesi, niyetin samimi olması, Allah’ın herkesin duygularını da bildiğini, amellerin niyetin samimi oluşuna göre değer bulacağını, İslâmı yaşayamayacağımız bölgelerden yaşayacağımız yerlere göç etmemiz gerektiğini veya daima bu niyette olmamız gerektiğini, cihad için çağrılınca hemen koşulması gerektiğini, mazeretleri sebebiyle cihada katılamayanların niyetlerinin samimiyetinden dolayı aynı sevaba ortak olduklarını, herkesin niyetine göre sevap kazanacağını, kişinin sağlığında malı hakkında tam yetkili ve tasarruf sahibi olduğunu, hastalık ve ölüm anında ise üçte birden fazlasına vasiyet etme vakfetme ve dağıtma yetkisine sahip olmadığını, Allah’ın sadece kalplerimize ve niyetlerimize baktığını, dış görüntülerimiz ve mal varlığımıza göre değerlendirme yapılmayacağını, sadece İslâmı yüceltmek maksadıyle savaşan kimsenin Allah yolunda olup ölürse şehit olacağını, bu maksat dışında savaşanların ve ölenlerin Allah yolunda olamayıp şehit de olamayacaklarını, birbirine silah çeken iki müslümanın ikisinin de cehennemlik olacağını, samimi niyetle ibadet için yapılacak her şeyde ibadet sevabı yazılacağını, iyilik için niyet edenin yapmasa bile sevap alacağı yaptığında ise en az on ve yediyüzden fazla sevaplar alacağını, kötülüğe niyet eden kimsenin o kötülüğü yapmadığı takdirde bir sevap yaptığında ise bir günah kazanacağını, yapılan iyi amelleri anlatarak Allah’a dua etmenin kişiyi belalardan kurtaracağını öğreneceğiz.[2]

    “Oysa kendilerine yalnızca Allah’a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle yalnız O’na iman ederek batıl olan her şeyden uzak durmaları, namazlarında dikkatli ve devamlı olmaları ve mallarının bencillik kirinden arındırılması için karşılıksız harcamada bulunmaları emrolunmuştu. İşte dosdoğru din de budur.” (Beyyine: 98/5)

    “Fakat unutmayın ki, onların ne etleri Allah’a ulaşır, ne de kanları. Fakat O’na ulaşan, yalnızca sizin iyi niyet ve samimiyetinizdir. İşte bu amaçla onları sizin yararınıza sunuyoruz ki, O’nun sizi doğru yola iletmesine karşılık, O’nun şanını yüceltip tekbir getiresiniz için. Öyleyse güzel davrananları müjdele” (Hacc: 22/37)

    De ki: “Kalplerinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Zira O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Allah’ın gücü her şeye yeter.” (Âl i İmrân: 3/29)

    1. Mü’minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibni Hattâb radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim, dedi:

    “Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.”[3]

    * Hicret: Kişinin müslümanlığı yaşayamadığı yerden yaşayabileceği yere göç etmesidir. Müslüman bir memlekette müslümanlığı gerektiği gibi yaşayamıyorsa yaşayabileceği yere göç etmelidir. Yapılan işlerden sevap beklenecekse önce iman sonra iyi niyet şarttır. İmansız sırf iyi niyetin bir faydası yoktur. Müslüman göründüğü gibi olmalı, olduğu gibi görünmelidir. Dünyalık bazı çıkarları için dini hiçbir zaman istismar etmemelidir. [4]

    2. Mü’minlerin annesi Ümmü Abdullah Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    – “Bir ordu Kâbe’ye saldırmak üzere yola çıkacak; bir çöle geldiklerinde baştan sona bütün ordu yere batacaktır.”

    Hz. Âişe der ki, bunun üzerine ben,

    “Yâ Resûlallah, onların arasında ticaret için yola çıkanlar ve kötü niyetli olmayanlar varken niçin hepsi birden yere batacaktır?” diye sordum.

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

    – “Hepsi birden yere batacak, âhirette yeniden diriltilip niyetlerine göre hesaba çekileceklerdir” buyurdu.[5]

    * Künye: Hiç bir çocuğu olmayan Aişe anamız; peygamberimiz (s.a.v.)’e “Tüm kardeşlerimizin bir künyesi vardır, benim de olsa ya deyince, “Sen de kız kardeşinin oğlu Abdullah ile künyelen” buyurmaları üzerine Aişe anamız Ümmü Abdillah olarak künyelenmiştir. Bu hadiste de o künyesiyle anılmıştır.[6]

    - Bir kötülüğü istemeyerek yapanlar öteki dünyada cezaya çarptırılmazlar.

    - Kötülük yapanlardan uzak olmayanlar bu dünyadaki cezaya ortak olurlar.

    - Kötü arkadaş ve kötü toplumdan uzak durmak gereklidir. [7]

    3. Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Mekke fethinden sonra artık hicret yok; fakat cihad ve niyet vardır. Allah yolunda savaşa çağırıldığınız zaman hemen katılın.”[8]

    * Mekke müslümanlar tarafından fethedilince İslam diyarı olmuştur, artık oradan hicret edilmez hicrete gerek yoktur. Fakat İslâm’ı yaymak için cihad her an farzdır. İslâm’ı gereği şekilde yaşama imkanı kalmayınca yine yaşayabilecek yerleri tesbit edip oralara hicret etmek mümkündür. Hicret kıyamete kadar bâkidir. Bir gün Rasûlullah (s.a.v.)’in huzurunda hicret müzakere ediliyordu da Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdular:

    “Tevbe etme imkanı sona ermeden, hicret etme imkanı da sona ermez”[9]

    İslâm diyarı olan bir yeri terkedip başka yerlere gitmemeli, kendi bulunduğu memlekette kötülükleri yok etmek için çaba sarfetmelidir. Müslümanın kalbinden ve kafasından İslâm için savaş ve şehitlik niyeti ile, müslümanca yaşantı olmadığı takdirde hicret niyeti hiç çıkmamalıdır. İslâm uğruna savaş için çağrılınca da, hasta ve sakat olunmadığı sürece mutlaka katılmak farzdır. [10]

    4. Ebû Abdullah Câbir İbni Abdullah el–Ensârî radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

    – Bir defasında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bir gazvede bulunuyorduk. Buyurdu ki:

    – “Hastalıkları yüzünden Medine’de kalan öyle kimseler var ki, siz bir yolda yürüdüğünüz veya bir vâdiyi geçtiğinizde, onlar da sizinle birlikte gibidir.”

    v Bir başka rivayete göre:

    – “Sevap kazanmada size ortak olurlar” buyurdu.[11]

    5. Enes radıyallahu anh şöyle dedi:

    – Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile Tebük Gazvesi’nden döndüğümüz sırada şöyle buyurdu:

    – “Medine’de bizden geride kalan öyle kimseler vardır ki, bir dağ yoluna, bir vâdiye girdiğimizde onlar da bizimle yürüyormuş gibi sevap kazanırlar. Çünkü onları birtakım mâzeretleri alıkoymuştur.”[12]

    * Bir önceki hadiste de anlatıldığına göre cihad niyetiyle mazeretlerinden dolayı savaşa katılamayanlar aynı sevaba ortak olmuş oluyorlar. Bir numaralı hadis zaten bunu en güzel biçimde açıklamıştı. Niyeti savaşa katılmak olduğu halde özürlerinden dolayı katılamayanlar aynı sevabı kazanmış oluyorlar. Bu işte mazeret ve niyet esastır. Tembellik yüzünden savaşa katılmayanlar Nisâ 4/95 nci Ayetin hükmüne girerler. [13]

    6. Ebû Yezîd Ma

    n de, babası Yezîd de, dedesi Ahnes de sahâbîdir– şöyle dedi:

    Babam Yezîd sadaka vermek üzere yanına birkaç dinar aldı ve onları Mescid–i Nebevî de oturan birinin yanına koydu. Ben Mescid’e uğrayarak paraları aldım ve babama götürdüm.

    Babam:

    – Vallâhi ben onları sen alasın diye bırakmamıştım deyince, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına giderek durumu arzettim.

    Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

    – “Yezîd! Sen niyet ettiğin sadaka sevabını kazandın. Ma

    d İbni Ebû Vakkâs radıyallahu anh şöyle dedi:

    Vedâ Haccı yılında (Mekke’de) yakalandığım şiddetli bir hastalık dolayısıyla Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ziyâretime geldi. Ona:

    – Yâ Resûlallah! Gördüğün gibi çok rahatsızım. Ben zengin bir adamım. Bir kızımdan başka mirasçım da yok. Malımın üçte ikisini sadaka olarak dağıtayım mı? diye sordum.

    Hz. Peygamber:

    – “Hayır”, dedi.

    – Yarısını dağıtayım mı? dedim. Yine:

    – “Hayır”, dedi.

    – Ya üçte birine ne buyurursun, yâ Resûlallah? diye sordum.

    – “Üçte birini dağıt! Hatta o bile çok. Mirasçılarını zengin bırakman, onları muhtaç bırakıp da halka avuç açtırmaktan hayırlıdır. Allah rızâsını düşünerek yaptığın harcamalara, hatta yemek yerken eşinin ağzına verdiğin lokmalara varıncaya kadar hepsinin mükâfatını alacaksın” buyurdu.

    Sa

    d İbni Havle’dir” buyurdu.

    Bu sözleriyle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Sa

    arî radıyallahu anh şöyle dedi:

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:

    – Biri cesaretini göstermek, diğeri milletini korumak, öteki kendine yiğit adam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır? diye soruldu.

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şu cevabı verdi:

    – “Kim, İslâmiyet daha yüce olsun diye savaşıyorsa, o Allah yolundadır. ”[21]

    * Allah yolunda olmayan bir çarpışmanın neticesinde de sevap beklenmez. Allah yolunda ölen ise ancak şehid olabilir. Başka maksatlarla çarpışanlara ve çarpışıp ölenlere de İslâm dininde şehid denilmez. Her beşerî sistem ve hayat tarzının da kendine göre şehitleri vardır. (Basın şehidi, devrim şehidi gibi.) [22]

    10. Ebû Bekre Nüfey

    49; Hac 49, Müslim, Fiten 4–8. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 21; Nesâî, Menâsik 112; İbni Mâce, Fiten 30.

    Bu hadisin bir benzeri 191 ve 1832 numarada tekrar gelecektir. Hadisi daha iyi anlayabilmek için dünya ve ahiret hayatı hakkında Bakara: 2/200, Enfâl: 8/25, Hûd: 11/15-16, Rûm: 30/7, Şûrâ: 42/20 ayetlerine de bakılabilir.

    [6] Ebû Dâvûd, Sünen K.Edep 4970.

    [7] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 2.

    [8] Buhârî, Menâkıbü’l–ensâr 45, Cihâd 1, 27, 184; Müslim, Hac 445, İmâret 85. Ayrıca bk. Tirmizî, Siyer 32; Nesâî, Bey

    49; Müslim, Tahâret 12, Mesâcid 272. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 14.

    1061 ve 1070 numaralı hadislerde benzeri bilgiler mevcuttur.

    [26] Buhârî, Rikâk 31; Müslim, Îmân 207, 259. Ayrıca bk. Buhârî, Tevhîd 35; Tirmizî, Tefsîru sûre (6), 10.

    [27] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 5.

    [28] Buhârî, Büyû` 98, İcâre 12, Hars ve’l–müzârea 13, Enbiyâ’ 53, Edeb 5; Müslim, Zikir 100.

    [29] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 6.


    "KİMSECİKLERE LÜTFEN EMİR SÖZCÜKLERİ VE CÜMLELERİ İLE HİTAP ETMEYİNİZ..EDEP YA HUU.
    9 ay önce gönderildi #
  2. sudemeral
    HASBİNALLAHİ VE NİMEL VEKİL

    Rabbim cümlemize ihlaslı ve en güzelş ekliyle ibadetler yapmayı nasip etsin. AMİN

    BENİ BANA BIRAKMA YARABBİM....
    9 ay önce gönderildi #
  3. recep1
    şakird

    De ki: “Kalplerinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Zira O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Allah’ın gücü her şeye yeter.” (Âl i İmrân: 3/29)

    Allah razı olsun Kadir kardeşim.

    Bu hizmet-i Kur’âniyede bulunan kardeşlerinizi tenkit etmemek
    ve onların üstünde faziletfuruşluk nev’inden gıpta damarını tahrik etmemektir.
    9 ay önce gönderildi #
  4. AYLA TOPRAK
    Dua Dostu

    samimi niyetle ibadet için yapılacak her şeyde ibadet sevabı yazılacağını, iyilik için niyet edenin yapmasa bile sevap alacağı yaptığında ise en az on ve yediyüzden fazla sevaplar alacağını, kötülüğe niyet eden kimsenin o kötülüğü yapmadığı takdirde bir sevap yaptığında ise bir günah kazanacağını, yapılan iyi amelleri anlatarak Allah’a dua etmenin kişiyi belalardan kurtaracağını öğreneceğiz

    RABBİM KÖTÜ NİYETLERDEN VE KÖTÜ NİYETLİLERDEN SANA SIĞINIRIZ CÜMLEMİZİ MUHAFAZA EYLE BİZİ BİZE BIRAKMA ELİMİZİ BIRAKMA

    8 ay önce gönderildi #
  5. umutlayasasen
    Dua Dostu

    Allah razı olsun güzel paylaşım için

    6 ay önce gönderildi #
  6. Nur
    Bismillahirrahmanirrahim

    Rabbimiz İslamı bizim için seçmiş ve samimiyetle İslama gönül verenlerin,islam için ihlaslı niyetlerine değer vermiştir..
    Niyetimiz samimiyetle Allah rızası için hangi konuda olursa olsun cihad olursa bu durumda ölüm gelse hükmen şehiddir...
    Allah rızası için bişeylere niyet edip bazı elde olmayan nedenlerden dolayı yapamasakda,yapanların mislince sevap veren Rahmet ve mağfireti bol Rabbime ne kadar şükretsek azdır....
    Rabbim bizim ve bütün mümin kardeşlerimizin niyetini ihlaslı kılsın..ahvalini Allah rızasını hal edinen kullarına ilhak eylesin...Amin...

    Allah razı olsun kadir abim...
    Allah islam şuurundan ayırmasın cümlemizi...

    6 ay önce gönderildi #

Bu başlık için RSS kaynağı

Cevapla

İleti göndermek için giriş yapmalısınız

Dua Dostlugu. . . gururla bbPress ile destekleniyor.
Türkçe çeviri: eminbuğrasaral