Derd-i isyana müptelâyım Yâ Resûlallâh!
Kapında bir bahtı karayım Yâ Resûlallâh!
Umardım cemâl-i pâkinden hep tecelliler,
Bak şimdi; firâka sezâyım Yâ Resûlallâh!
İnlerken bir zaman ümîd-i feyzinle dâim,
Cürmümle o demde cüdâyım Yâ Resûlallâh!
Kabul kıl mücrimi, kovma kapından ne olur!
Kovarsan kime sızlanayım Yâ Resûlallâh!
Yanmışım isyanla, yakma hicranla Ey Nebî!
Penâhım Sen, kime varayım Yâ Resûlallâh!
Günah bana yaraşmaz, doğru... Af Sen’in şânın,
Sen varken kime dert yanayım Yâ Resûlallâh!
Saçılır iklim-i pâkinden her yana rahmet,
Ben neden kuruyup solayım Yâ Resûlallâh!
Yanmışım isyanla, yakma hicranla Ey Nebî!
Penâhım Sen, kime varayım Yâ Resûlallâh!
Günah bana yaraşmaz, doğru... Af Sen’in şânın,
Sen varken kime dert yanayım Yâ Resûlallâh!
(bu kasideyi dile getiren Sami Özer)
